5 Ağustos 2010 Perşembe

KALK KIZIM KALK !

Zaten gök gürültüsü beni hep ürkütürdü. Geldi ve yanıma oturdu. Oysa ki çok rahattı yerinde. Sakin ol dedi. Sevdiğim adam tam karşımdaydı. Gözlerimin içine bakıyordu. O parlak maviyi her gördüğüm de avuçlarım terliyordu. Bu istek dışı olurdu hep. Artık alışmıştım. Bakarken herhangi bir çekinme kırıntısı kalmamıştı içimde. Soğuktan titrediğimi görünce ceketini bana verdi. Haziranda olacak iş miydi bu. İçimden küfür ettim yavaşça. Hafifçe çenemi tutarak başımı yukarı kaldırdı. Mutlu olup olmadığımı sordu.Yeterince mutluydum zaten. O yanımdayken hep mutluydum ben. Elini belime doladı. Arkadan hafifçe mırıldanan şarkı gök gürültüsünü ardında bırakamıyordu. Sıkıca sarıldı. Korkma dedi yeniden. Korkmuyordum. Ben varım dedi. Başını omzuma yasladı. En sevdiği parfümü sıkmıştım. Kokumu içine çekti. Bu parfüm her zaman aklını başından alırdı. Başını kaldırdı. Dudaklarıma baktığını biliyordum. Çok yakındı. Nefesini yanaklarımda hissedebiliyordum. Toparlandı ve biraz, biraz daha yaklaştı. Ve beni öpmeye başladı. Bu beni ilk öpüşüydü. Ne yapmam gerektiğini bilmiyordum. O an aklımdaki her şey silinip yok oldu. Gözlerimi kapattım. Beni biraz daha kendine çekti. Bir koltuğa sığamaz olmuştuk. Heyecanım tutkuma engel oluyordu. Anlamsız hareketler yapmaya başladım. O ise bunların hiçbirini umursamadı. Beni olduğunca yakınına çekmeye çalışıyordu. Saçlarımda gezinen elleri belime doğru kaymaya başladı. Ne yapmak istediğin biliyordum . Oysa ki ben sadece küçük bir çocuktum. İrkildim. Gözlerimi açtım. Onun da gözleri açıktı. Niyeti belliydi. Elbisemin fermuarını arıyordu. Korkmaya başladım. Soğuktan değil korkudan titriyordum bu sefer. ” Kendine engel olamama korkusuydu” bu. Yaşamadığım çok şey vardı. Hatta o zamana kadar hiç bir şey yaşamamıştım. İlk aşkımdı o benim. Elini ilk tuttuğum adam. İlk öptüğüm… Ona güveniyordum. Ama “Ya bu doğru değilse?”. Her şeyin bir zamanı vardı elbet.

Ben daha küçük bir kız çocuğuyum. KÜÇÜK.Ellerimi boynundan çektim. Omuzlarına abanarak onu ittim. 

“Olmaz” dedim. Beni duymadı. Yaklaştı. Belimden kavradı. Canımı acıtmıştı bu sefer. Saçlarımı koparırcasına çekiyordu. Tutkusu onu ele geçirmişti. Boğazına yapıştım. Tırnaklarım etine batıyordu. 

Bunu hissedebiliyordum. Kendine geldi. “Yapma” dedim hırslı bir sesle. Sinirlendi. Eliyle çenemi kavradı. Canım daha da çok yanmıştı. daha da ÇOK.!

Ve birden CART bir ses “KIZIMMMM.!” Kalk artık saat kaç oldu.! Bu saate kadar yatılır mı? Kalk bugün teyzenler gelcek. Evi silip süpürelim.!

hhiuhüööhü . Olur mu lan böyle şey. Stephenie Meyer ’ leşmeyin.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

HAPŞIRIK